hepsişifa 4

3 Ocak 2010 Pazar

İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN HEMOROİD İÇİN BİTKİSEL ÖNERİLER


Hemoroid, pek çok kişide görülen bir sağlık sorunu. Makatta bulunan, damarlarda oluşan varis olarak tanımlanan bu rahatsızlık için, cerrri olmadan kurtulmak isteyenler, İbrahim Saraçoğlunun önerilerine kulan verin.
1. ÖNERİ :

ÇEMBER BİTKİSİ KÜRÜ ; 1 bardak suyun içine, çember bitkisinin yapraklarını (kesinlikle kökleri değil) koyup kaynatın. Elde eetiğiniz bitki suyunu, 10-15 gün için.
2. ÖNERİ :
DEREOTU KÜRÜ : Yemeklerden 10 dakika önce, günde 3 defa 1 yemek kaşığı dere otu yenilir.

İbrahim Saraçoğlu

2 Ocak 2010 Cumartesi

MARUL VE FAYDALARI


Salatalarımızın değerli malzemesi, lezzetsi sebzesi. Maruldan bahsediyoruz. Marulun bilinen bilinmeyen pek çok faydası mevcut.
* En büyük faydası,....
bol miktarda kalsiyum içerdiğinden dolayı kemik erimesine karşı son derece faydalı. Diğer faydalarına gelince ;
* Sinirleri yatıştırır.
* Uykusuzluğu giderir.
* Sinirsel kalp çarpıntılarını keser.
* Erkeklerde aşırı cinsel istekliliğin azaltılmasında kullanılır.
* Kabızlığı önler, hazmı kolaylaştırır.
* Basur memelerinde faydalıdır.
* Kandaki şeker miktarını düşürür, kanı temizler.
* Nekahat devresinin kolay atlatılmasında yardımcı olur.
* Bol idrar söktürür.
* Romatizma tedavisinde de yararları görülen bitki, karaciğer ve dalaktaki şişkinlikleri indirir.
* Göğsü yumuşatır.
* Böbrek iltihaplarında iyidir.
Ayrıca ; Marul suyu, ergenlik sivilcelerini giderir, yüze tazelik ve güzellik verir. Lapası, kan çıbanı, apse ve yanıklarda kullanılır. Asabi öksürükleri keser. Anne sütünü artırır.

Dereotunun Koruyucu Gücü Faydaları


Günlük yaşamımızda tükettiğimiz meyve, sebze, bakliyat veya baharat, belli bir müddet öngörülen hazırlama ve uygulama şekliyle düzenli olarak alınırsa bunların hastalıklara karşı önleyici, koruyucu ve yardımcı tedavi gücünden faydalanabilinir.

Her bitkinin kendine özgü kimyası vardır. Eğer bu kimyayı iyi bilirsek amacımıza uygun bir şekilde kullanabiliriz.

Bugün sizlere sofralarımızdan eksik olmayan bir bitkiden dereotundan bahsetmek istiyorum. Dereotu (Anethum graveolens), taze bakla yemeğinin vazgeçilmesidir. Beslenme kültürümüzde yeri olan dereotunun sapları ve yaprakları zengin E-vitamini deposudur.

Sapı da faydalı

C-vitamini bakımından öylesine zengindir ki, miktar olarak E-vitamininin en az on katı kadardır. Dereotunun, tiroid fonksiyonları üzerinde etkili olan ana etkin maddelerinden bir tanesi anethole etkin maddesidir. Anathole dereotunun saplarında, yapraklarında ve köklerinde de bulunmaktadır. Ancak dereotunun kökleri bu amaçla tüketilmemelidir.
Dereotunun kullanılacak olan kısımları sadece ve sadece sapları ve yapraklarıdır.

Yeri gelmişken belirtmekte fayda görüyorum, tek başına (saf halde) anethole etkin maddesinin alınması (örneğin, tablet olarak) etkili değildir. Kür olarak kullanırken dereotunu bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Anethole’ün etkili olabilmesi için beraberinde dereotunun yapraklarında bulunan beta-caryophylenne, isorhamnetin ve dillanoside gibi daha birkaç tane yardımcı ve fonksiyonel etkin maddelerine de ihtiyaç vardır.

Tiroidi kendine getiriyor

Dereotu hem hipotiroid (tiroidin yavaş çalışması) hem de hipertiroid (tiroidin hızlı çalışması) durumunda etkilidir. Haşimato hastalığı (tiroid iltihaplanması) durumunda etkili değildir. Tiroid nodüllerinin yok edilmesinde mükemmel bir destekleyicidir. Gerek tiroid nodüllerinin yok edilmesinde, gerekse de tiroidin tekrar dengeli çalışmasında ideal bir yardımcıdır. Dereotu kürü, hekimin önerdiği ilaçlar kesilmeden uygulanmalıdır.

Üç aylık hekim kontrollerini ve tahlillerinizi mutlaka yaptırınız. Tahlil sonuçlarına göre hekiminiz kullandığınız tiroid ilacını azaltabilir veya kestirebilir. Dereotu kürünü uygulayıp nodüllerinden ve tiroid ilaçlarından kurtulmuş eski sağlığına kavuşmuş çok sayıda hasta tanımaktayım.

Günün kürü

Anne sütünü artırıcı

Bir hafta boyunca öğle ve akşam yemeklerinden önce birer tutam (dört-beş gram) taze dereotu tüketilmesi anne sütünü artırmakta etkili olabilmektedir. İleri dönemlerde tekrar azalma olduğunda aynı şekilde bir haftalık taze dereotu tüketimi yeterli olacaktır.

Hipotiroid veya Hipertiroid durumunda

Tiroid şikâyetleri başlamak üzere olan hastaların imdadına yetişir. Eğer hekiminiz tiroid hormon düzeylerinizin takip edilmesini önerdiyse ve düzelmediği takdirde ilaca başlayacağını söylediyse, destekleyici dereotu kürüne başlayabilirsiniz. Hipotiroid veya hipertiroid hastası iseniz ve de ilaç kullanıyorsanız dereotu kürünü uygularken, hekiminizin önerdiği tiroid ilaçlarınızı mutlaka kullanınız.

Kendi kendinize ilaçlarınızı kesmeyiniz. Üç aylık hekim kontrollerini ve tahlillerinizi mutlaka yaptırınız. Tahlil sonuçlarına göre hekiminiz kullandığınız tiroid ilacını azaltabilir veya kestirebilir. En az üç ay boyunca, sabah, öğle ve akşam öğünlerinden önce birer tutam (dört-beş gram) taze dereotu tüketilmelidir.

Hemeroid (basur)

Hemeroid şikâyetleriniz sık sık tekrar ediyor ise, sofranızda öğünlerin öncesinde dereotu tüketimine önem veriniz. Yılda birkaç kez birer haftalık uygulayacağınız dereotu kürü, hemeroid şikâyetlerinizin tekrarına karşı iyi bir önleyici güç oluşturacaktır.

Emziren anneler

Anne sütünün yerini hiçbir şey dolduramaz. Bebeklerin anne sütünü uzun süreli almaları çok önemlidir. Doğum sonrası dünyaya gözlerini açan bebekler çok hızlı gelişirler. Bebeklerin ilk aylarında metabolizmaları çok farklı çalışır.

Henüz birçok enzimleri gelişmemiştir. Gün ve gün hızlı bir gelişim içerisindedirler ve çevre şartlarına uyum sağlamakla mücadele ederler. İşte bu gelişim ve uyum sürecinde onların en büyük desteği anne sütü olmalıdır. Emziren annelerin sütlerinin erken azalmasına karşı veya “sütüm yetmiyor” diye düşünen annelerin imdadına dereotu yetişir.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/sifali-bitkiler/345749-dereotunun-koruyucu-gucu.html#post2432070

Hamilelerin dikkatine

Doğum sonrası bazı anneler, hipotiroid veya hipertiroid rahatsızlıklarına yakalanabilmektedirler. Onlara önerim doğumdan sonra zaman zaman haftalık olarak dereotu kürünü uygulamalarıdır.


Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Ayvanın Faydaları


Ayvanın faydaları bir çoğumuzca malumdur.Kış mevsimi için mükemmel bir meyve olan ayvanın bilinmedik yararları.

Kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceği olan ayvanın kalbe ve mideye kuvvet verdiği, ağız kokularını yok ettiği bildirildi.
Akdeniz ve Asya ülkelerinde yetişen ve 'kışın habercisi' olarak bilinen ayvanın kalp, akciğer, boğaz, mide, böbrek, göz, bağırsak, ağız rahatsızlıkları ve adet kanamalarına oldukça faydalı olduğu biliniyor.
Ayva şurubu ile gargaranın boğaz iltihaplarına, çiçekleri bal ile karıştırılarak macun yapılırsa yemeklerden sonra alınmak suretiyle kalbe kuvvet verdiği ve zihni berraklaştırdığı ifade edildi.
KIRIŞIKLIKLARI DA GİDERİYOR
Ayva çekirdeğinin ise göğüs tıkanıklığında, öksürük tedavisinde, ekzema tedavisinde, deri çatlaklarını gidermede kullanıldığı kaydedildi. Ayvanın merhem yapılarak kullanılması halinde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderdiği, ciltteki kurumaya karşı da etkili olduğu bildirildi

Kestane ve Faydaları


Soğuk kış gecelerinin harika lezzeti kestane tam bir sağlık iksiri. Potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum, demir ve sodyum mineralleri ile C, B1 ve B2 vitaminleri içeren kestane; kış aylarının kötü şartlarına, fiziksel ve zihinsel yorgunluklara hayli iyi geliyor. Şeker, protein ve yağ açısından zengin olan kestanenin diğer özelikleri ise şöyle:
* Kandaki yüksek kolesterolü düşürür.
* Kalp ve kas sistemini uyarıp organizmanın su dengesini düzenler.
* Kan şekeri düzeyini kontrol altında tutar.
* Potasyum eksikliğinden yakınanlar için etkili bir ilaçtır.
* Kan dolaşımını hızlandırıp varis ve basurların gelişimini önler.
* Çok önemli bir enerji kaynağıdır.
* Kansere karşı koruyucu olduğu da düşünülüyor.

BÖBREK RAHATSIZLIKLARI


- Adaçayı bir miktar kurutulup 1 litre suda kaynatılırak içildiğinde böbrek ve mesane rahatsızlıklarına iyi gelir.

- Anason tohumları toz haline getirilip, üzüm şırasına karıştırılarak içildiğinde böbrek taşlarını düşürür.

- Armut, böbrekleri çalıştırır.

- Arpa nın suda kaynatılarak elde edilen sıvısı böbrek ve safrakesesi taşlarının sebebiyet verdiği ağrılara, karaciğer ve dalak hastalıklarına iyi gelir.

- Andız otu üzüm şırasının içinde bir ay bekletilip içilirse böbrek, mesane ve safra kesesi taşlarının oluşumunu önler.

- Domates, pırasa, armut ve üzüm safra ve böbrek taşlarına iyi gelir. Domates, sıcak aylarda bol miktarda yenilirse, böbrek ve kan dolaşımını rahatlatır. Domatesten tam olarak yararlabilmek için daima çiğ yemelidir.

- Hint safranı kökü ve çalısı kaynatılarak içildiğinde karaciğer ve safrakesesi rahatsızlıklarını giderir.

KABIZLIK


Kabızlık çok insanın büyük bir sorunudur.Bunun için yapılması gerekenler öncelikle hareketli olmamız gerekir.Bol sebze ve meyve tüketimi gereir.


- Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir.

- Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir.

- Erik in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur.

- Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yapraklarından yapılan çay kabızlığa iyi gelir.

- Gül yapraklarının dip kısmı kesilmeden reçel yapılırsa kabızlığa iyi gelir.

- Ispanak hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler.

- Keten, bağırsak cidarına etki ederek sindirimi hızlandırır. Bu nedenle son derece etkili ve sağlıklı bir müshil ilacıdır. Vücutta herhangi bir tahribat yapmadan kabızlığı önler.

- Taze incir kabızlığı giderir. Kuru incirler akşamdan suya konup yumuşatılarak sabahleyin aç karnına yenirse bağırsakların faaliyetini arttırır.